Müşterinin en sık sorduğu sorudan başlayın
Türkçe bilmeyen müşterileriniz size en çok ne soruyor? Bir kafe için menü, çalışma saatleri ve rezervasyon koşulları öne çıkabilir. Bir hizmet işletmesinde ise yapılan işin kapsamı ve görüşmenin hangi dilde yürütülebileceği önem kazanabilir. Son dönemde gelen soruları, kişisel bilgileri paylaşmadan konu başlıkları halinde not edin. Bu liste, ilk çevrilecek sayfaları seçmenizi kolaylaştırır. İkinci dilde bütün blog arşivini hazırlamadan da müşterinin temel ihtiyacını karşılayan anlamlı bir başlangıç yapabilirsiniz.
Karşılaştırma
Dil değişince sayfanın nesi değişiyor?
| Bölüm | Çevrilecekler | Ayrıca kontrol edilecekler |
|---|---|---|
| Hizmet sayfası | Başlık, metin ve düğmeler | Diğer dilde aynı hizmete geçiliyor mu? |
| İletişim formu | Alan adları ve uyarılar | Gönderim sonrası mesaj da çevrilmiş mi? |
| Ürün sayfası | Açıklama ve seçenekler | Fiyat, stok ve teslim bilgisi tutarlı mı? |
| Menü ve alt bölüm | Gezinme bağlantıları | Henüz çevrilmemiş sayfalara yönlendiriyor mu? |
| Paylaşım önizlemesi | Başlık ve açıklama | Paylaşılan dilde görünüyor mu? |
Bir sayfayı değil, yapılacak işi tamamlayın
İngilizce hizmet sayfanızdan açılan formun alanları, hata mesajları ve gönderim sonrası açıklaması da anlaşılır olmalı. “Mesajınız alındı” bilgisini okuyamayan kişi formun çalışmadığını düşünebilir. Telefonla iletişim öneriyorsanız o dilde gerçekten yardımcı olup olamayacağınızı belirtin. Örneğin yazılı taleplere İngilizce yanıt verebiliyor, telefon görüşmesini Türkçe yapıyorsanız bunu doğru biçimde anlatın. Dışarıdaki bir rezervasyon hizmetine yönlendiriyorsanız onun dil seçeneklerini de deneyin; sitenizin çevrilmiş olması, bağlı hizmetin de çevrildiği anlamına gelmez.
Dil değişince müşteri aynı konuda kalabilsin
Türkçe bir ürün sayfasındayken İngilizceyi seçen kişinin aynı ürünün İngilizce sayfasına gitmesi anlaşılır bir davranıştır. Her dil değişiminde ana sayfaya dönmek, ürünü yeniden aramayı gerektirir. İkinci dilde karşılığı olmayan içerikler için ne yapılacağını önceden kararlaştırın. Örneğin yalnız Türkçe hazırlanmış bir yazıyı, İngilizce listede çevrilmiş gibi göstermeyin. Dil adlarını açıkça yazmak da iyi bir başlangıçtır. “Türkçe” ve “English” seçenekleri, yalnız bayrak simgelerine göre ne seçildiğini daha doğrudan anlatır.

Her dilin ayrı sayfa adresi olsun
Google, farklı dil sürümleri için ayrı adresler kullanılmasını önerir. Örneğin Türkçe ve İngilizce içerikler farklı adreslerden açılabilir; siteyi hazırlayan kişi bu dil eşlerini hreflang adı verilen işaretlerle tanıtabilir. Bu işaretler çevirinin yerine geçmez. Google sayfanın dilini belirlerken görünen içeriğe bakar. Kullanıcıyı yalnız tarayıcı diline göre zorla başka sayfaya göndermek yerine, diller arasında geçebileceği bağlantılar sunmak daha uygundur. Teknik düzen hazırlanırken her sürümün kendi metni ve çalışan bağlantıları ayrıca kontrol edilmelidir.
Çeviri, kelimeleri değiştirmekle bitmez
Türkçede rahatça anlaşılan bir hizmet adı başka dilde belirsiz kalabilir. Metni kontrol eden kişinin yalnız dilbilgisini değil, işletmenin ne sunduğunu da anlaması gerekir. Özellikle paket içerikleri, rezervasyon açıklamaları ve ürün seçenekleri için kısa bir terim listesi hazırlayın. Aynı hizmet bir sayfada başka, formda başka adla geçmesin. Metni okuyan kişiden şu soruyu yanıtlamasını isteyin: “Buradan ne alabilirim ve nasıl başvururum?” Cevap net değilse cümleler doğru çevrilmiş olsa bile açıklamayı yeniden yazmak gerekebilir.
Uygula
İkinci dili açmadan önce
İşaretlemeler yalnız bu sayfada kalır; bilgi gönderilmez.İki dilin bakımını aynı işin parçası yapın
Çalışma saatini Türkçe sayfada değiştirip İngilizce sayfayı unutmak kolaydır. Bu nedenle düzenli değişen bilgileri belirleyin: saatler, ürünler, hizmet kapsamı, form açıklamaları. Bir değişikliği kaydederken diğer dilin de kontrol edildiği küçük bir liste kullanabilirsiniz. Ardından siteyi o dili kullanan birine açtırıp menüyü bulmasını, hizmeti okumasını veya formu doldurmasını isteyin. Nerede duraksadığını izleyin. İkinci dilin hazır olduğunu gösteren şey, menüdeki seçenekten çok müşterinin aradığı bilgiyi bulup işini tamamlayabilmesidir.