Karşılaştırma
Resmî ifadeyi müşterinin anlayacağı işe çevirin
| Eski ifade | Sorun | Daha açık karşılık |
|---|---|---|
| Talebiniz değerlendirmeye alınacaktır | Kimin ne yapacağı belirsiz | Ekibimiz talebinizi inceler |
| İletişim kanallarını optimize edin | Yapılacak iş görünmüyor | Telefon bağlantısına dokunup numarayı kontrol edin |
| Başvurunun iletilmesini sağlayınız | Gereksiz dolaylı anlatım | Başvuruyu gönderin |
| Detaylar için devam edin | Sonraki adım belirsiz | Randevu saatlerini görün |
Metni okurun gerçek sorusuyla açın
İşletme hakkında genel bir övgüyle başlamadan önce müşterinin o sayfaya neden geldiğini yazın: “Kargo ne zaman gelir?”, “Bu hizmete neler dahil?”, “Randevuyu nasıl iptal ederim?” İlk paragraf bu soruya kısa cevap versin; ayrıntılar sonra gelsin. İşletme içinde kullandığınız “operasyonel süreç” gibi bir başlık müşterinin dilinde “Siparişim ne zaman hazırlanır?” olabilir. Telefon görüşmeleri, form soruları ve arama ifadeleri okurun sözlüğünü kurmanıza yardım eder. Anahtar kelimeyi dilbilgisini bozacak biçimde tekrar etmeyin.
Cümlede işi yapanı ve eylemi gösterin
“Başvurunun iletilmesi gerçekleştirilecektir” yerine “Formu gönderdiğinizde ekibimiz başvuruyu alır” deyin. Her cümleyi emir kipine çevirmek de çözüm değildir; bazen açık bir bilgi cümlesi daha uygundur. Uzun bir cümlede koşul, işlem ve sonuç birbirine karışıyorsa iki ya da üç cümleye bölün. W3C’nin erişilebilir yazım önerileri kısa ve açık cümleleri, gereksiz karmaşık kelimelerden kaçınmayı ve anlaşılır talimatları destekler. Bu öneriler Türkçe cümleleri İngilizce kalıpla yazmak için kullanılmamalıdır.

Gerekli terimi silmek yerine bir kez açıklayın
“Canonical”, “iki adımlı doğrulama” veya “yapılandırılmış veri” gibi teknik bir ad işi doğru anlatıyorsa koruyun. İlk kullanımda gündelik karşılığını ekleyin: “canonical, aynı içeriğin tercih edilen adresini gösteren işaret”. Sonraki paragraflarda aynı açıklamayı tekrarlamayın. Kurum içi kısaltmayı müşteri bilmek zorunda değildir; ya açın ya da okurun kullandığı ifadeyle değiştirin. Uzmanlığı göstermek için art arda terim sıralamak, müşterinin karar vermesini kolaylaştırmaz.
Soyut öneriyi görülebilen bir örneğe bağlayın
“İletişim kanallarını optimize edin” yerine “Telefon numarasına dokununca arama ekranı açılıyor mu?” diye sorun. “Müşteri deneyimini iyileştirin” yerine hangi işi, hangi ekranda ve hangi sonuçla deneyeceğinizi yazın. Bir önce–sonra karşılaştırmasında yalnız yeni cümleyi değil, neyin değiştiğini de işaretleyin: özne eklendi, terim açıklandı, örnek verildi, sonraki adım yazıldı. Böylece editör kararı başka sayfalarda da uygulanabilir.
Sonraki adımı belirsiz bir düğmeye bırakmayın
Paragraf müşteriye karar verdirdiyse hangi eylemin geleceği anlaşılmalıdır. “Devam” yerine “Randevu saatlerini görün”, “Gönder” yerine bağlama göre “Teklif talebini gönderin” daha açıklayıcı olabilir. Düğme yazısı çevresindeki başlık ve açıklamayla birlikte değerlendirilir; her düğmeyi uzun cümleye dönüştürmeyin. Tarih, ücret veya yanıt süresi değişebiliyorsa metnin sahibini ve güncelleme yolunu belirleyin. Sade metin güncel değilse yine müşteriyi yanıltır.
Uygula
Metni yalnız paragrafta değil bütün nesnelerde okuyun
İşaretlemeler yalnız bu sayfada kalır; bilgi gönderilmez.Ölçümün ardından Türkçe editör okuması yapın
Okunabilirlik aracı uzun cümleyi veya sık geçen kelimeyi gösterebilir; Türkçenin eklerini, bağlamını ve doğal söyleyişini tek başına değerlendiremez. WCAG 2.2’nin 3.1.5 okuma düzeyi ölçütü AAA düzeyindedir ve ileri okuma gerektiren içerikte ek açıklama ya da daha kolay sürüm kapsamını ele alır. Her site metni için sabit kelime veya cümle sayısı çıkarmaz. Metni sesli okuyormuş gibi denetleyin, düğme ve tablo yazılarını da okuyun. Doğal ve yararlı içerik sıralama sonucu garantisi değildir.